Nasıl Bir Sağlık Sistemi -3- / İlker Belek

Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerini Merkeze Koyan Organizasyon

Birinci basamak tanımı

İnsanların herhangi bir sağlık hizmeti gereksinimi durumunda, bu gereksinimlerini karşılamak üzere ilk başvuracakları, bu amaçla organize edilmiş sağlık kurumuna birinci basamak sağlık kurumu diyoruz.

Birinci basamak kurumu eskiden sağlık ocağı idi, şimdi aile hekimi. Başka ülkelerde de benzer organizasyonlar var. Örneğin İskandinav ülkelerindeki yapı bizdeki eski sağlık ocağı sistemine, Almanya, İngiltere’deki durum ise şimdiki aile hekimliği sistemine benzer.

Vatandaşlar hizmet gereksinimleri için önce buraya başvururlar, buradaki hekimin gerek görmesi durumunda hastaneye yönlendirilirler.

Birinci basamak hizmetinin amacı

Birinci basamak sağlık hizmetlerinin organizasyonu açısından en önemli konu bu kurumun hangi hizmeti sunacağıdır.

Şu anda aile hekimliği sistemi, hemen tamamen muayene hizmeti veriyor. Bir aile hekimi günde ortalama 80 hastayı muayene ediyor (başka hiçbir iş yapmasa ve 8 saat kesintisiz çalışsa hasta başına muayene süresi ancak 6-7 dakika olabiliyor).

Bizim sistemimizde şüphesiz muayene hizmetinin yeri olacak. Ancak, hekim gününün en çok yarısını bu işe ayıracak. Kalan yarısında ise koruyucu sağlık programlarının organizasyonu ve yürütülmesiyle uğraşacak ve bunu toplumun içinde gerçekleştirecek, sağlık eğitimi çalışması yapacak. Bu kapsamda hipertansiyon, diyabet, kalp-damar sistemi hastalıkları ve kanserlere yönelik özel koruyucu sağlık programları öncelikle organize edilecek. Ek olarak, gebe, bebek, çocuk, doğurgan yaştaki kadınların rutin muayeneleri yine toplum içinde, ev ev gezilerek gerçekleştirilecek.

Bu hizmetin yerine getirilebilmesi için en çok 1000 kişiye bir hekim ve bir halk sağlığı hemşiresi (oysa şimdi 4000 kişi için bir hekim ve hemşire hizmet veriyor) istihdam edilecek (Bu sayı Küba’da 600). Türkiye’de her birimiz yılda ortalama 8 kez hekime muayene oluyoruz. Bu, her 1000 kişiden her gün yaklaşık 20-25 hastanın muayene olmak üzere hekime başvuracak olması demektir. Böylece sabahları muayene hizmeti sunacak, öğleden sonraları ise kendisine bağlı nüfusa, hemşiresiyle birlikte gezerek, koruyucu hizmet verecek.

Birinci basamak toplumsal kalkınmanın merkezinde

Sağlığı yaşam koşullarının sağlıksızlığı bozar. İşteki ve sosyal yaşamdaki yüksek stres, iş ve yaşam memnuniyetinin düşüklüğü, gelir eşitsizliği, gelecek belirsizliği, siyasi gerginlikler gibi değişik toplumsal sorunlar ile birlikte, beslenme bozuklukları, hareketsiz yaşam tarzımız, çevre kirliliği hastalıkların temel nedenleridir.

Dolayısıyla sağlığın korunması ve geliştirilmesi iş, yaşam ortamlarının, çevrenin, toplumsal ilişkilerin birlikte ele alınmasını ve bunlara eş zamanlı müdahale edilmesini gerektirir. Sağlık, yalnızca sağlık kurumlarının çalışmalarıyla geliştirilemez.

Bu nedenlerle biz birinci basamak sağlık kurumunu, toplumsal kalkınmanın odak noktası olarak görüyor ve burada sosyoekonomik sorunları bütünlüklü bir bakış açısıyla ele alabilecek bir ekibin istihdam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Birinci basamaktaki ekip

Ekibin içinde hekim ve halk sağlığı hemşiresinin dışında, çevre sağlığı hizmetleriyle ilgilenecek sağlık memuru ve çevre sağlığı teknisyeni, sosyopsikolojik sorunlar için psikolog, sosyoekonomik sorunlar için sosyal hizmet uzmanı ve ayrıca diş hekimi de çalışacak.

Her sağlık ocağı kentlerde ortalama 20 bin nüfusa hizmet verecek. Sağlık ocağında ortalama 20 hekim ve halk sağlığı hemşiresi ile yeterli sayıda diğer personel çalışacak. Hekim sosyoekonomik sorunların çözümü için sosyal hizmet uzmanı, halk sağlığı hemşiresi ve psikolog ile birlikte hizmet verecek. Yaşam alanında hangi noktada bir sağlık riski varsa, oraya bu ekip, belediyeyle, çevre müdürlüğüyle, tarım ve sanayi müdürlükleriyle birlikte müdahale edecek.

Bütün üretim birimlerinde örgütlü birinci basamak

Sağlık ocakları mahallelerde, gecekondularda, köylerde açılacak. Ancak biz ayrıca okulları, fabrikaları ve hastaneleri de özel sağlık riskleri taşıyan özellikli yaşam alanları olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle her okul, fabrika, sanayi bölgesi, hastanede ve ayrıca gerek duyulan başka üretim birimlerinde, o birimin sağlık risklerini ortadan kaldırma yeterliliğine sahip sağlık merkezleri açacağız. Bu sağlık merkezleri bu üretim birimlerinde hizmet üreten emekçiler için muayene ve sağlığı koruyucu-geliştirici hizmetler sunacaklar.

Sonuç olarak bütün nüfusu, bütün üretim birimlerini kapsayan, nüfusa orantılı hizmet veren, iş spektrumunda koruyucu-geliştirici hizmetleri merkeze koyan bir birinci basamak sağlık organizasyonu, bizim eşitlikçi ve kamucu sağlık sistemimizin temelini oluşturacak.

 

İlker Belek

 

halkinsagligi.org’da yayınlanmıştır.

 

Sevebilirsin...

Siz de yorum ve eleştirilerinizi paylaşabilirsiniz.